05465001484
+902522750518

Kaş-Kekova Tur ve Rotaları Koylar

Mavi Yolculuk Farkıyla Kaş ,Kekova ve Antalya’nın En Güzel Koylarını Keşfedin

GÖKKAYA :

Kekova’nın en geniş, her havada barınabilecek mevkilerle dolu bir koyudur. Koyun 3 girişi bulunur. Birincisi: Ölüdeniz’den gelirken Kişneli Ada ile kara arasındaki dar geçittir. Yeterli derinlik vardır. İkincisi: Kişneli Ada ile Asırlı ada arasındaki geçittir ve çok geniştir. Üçüncüsü: Aşırlı adanın kuzeyindeki kanal.Koy içinde irili ufaklı bir çok ada, yine ayni şekilde küçük koylar bulunur. Küçük koylarda kıçtan kara olmakta fayda vardırTarihi kalıntılar yine kıyının belli yerlerinde göze çarpar. Aşırlı adanın üstündeki harabeleri dik bir yokuştan çıktıktan sonra görebilirsiniz. Buradan tüm liman görüntüsüne hakim olursunuz. Çıkış yolu; Aşırlı adanın kuzey batısındaki restoran izlerinin olduğu yerden veya adanın batısında, genellikle guletlerin kıştan kara oldukları mevkiin arkasındaki su akma yoludur.

İnönü Koyu :Yaklaşık 1 saatlik seyirden sonra, içinde bir kanyon ve mağara bulunan İnönü koyunun muhteşem güzelliği sizleri hayran bırakacak

Akvaryum Koyu :

Akvaryum koyu . Hemen Kekova’nın girişinde bulunan bu koyda  yüzme ve yemek molası veriyoruz,Sizler akvaryum koyunu keşfederken personelimiz yemeklerimizi hazırlıyor.Yuzme molasından sonra 7 çeşit açık büfe yemeğimiz mezeler salatalar ve ızgara çeşitlerimiz sizleri bekliyor.

Tersane Koyu :

Kekova adasının başlangıcında bulunan tersane koyunda eski bir kilise apsisi ,koyun sağında ve solunda kale ve duvar kalıntıları mevcuttur.Deniziniçerisindede küçük duvar kalıntıları vardır.

Batıkşehir :

Batıkşehir Kekova adasının kenarında ve yaklaşık 2 km uzunluğa sahiptir.MÖ 2000 yıllarda oluşan depremler sonucu şehir denizle beraber olmuş ve ismini de batıkşehir olarak almıştır.Denizin içerisinde likya limanı duvarı haricinde kalıntı yoktur,kalıntılar su seviyesınde yada adanın eteğine doğru uzanmaktadır.BuradaLikya,Roma ve Bizans dönemine ait ev ve dükkanların kalıntılarını,Bizans dönemine ait kilise kapısını ,likya dini tapınaklarını ,su sarnıçları ve kuyularını görebılır, 

Simena :

Simena da 1 gün  mola vermekteyiz. . Bu sürede Simena kalesine çıkabilir, Likya lahitlerini ziyaret edebilir ve el yapımı enfes bir dondurma yiyebilirsiniz.İsteyende teknede kalıp dinlenebilir denize girebilir.Günümüzde Kaleköy olarak anılan antik Simena küçük bir Likya kıyı kenti olup, M.Ö. 4’üncü yüzyıldan günümüze kadar iskan görmüş stratejik bir nokta olma özelliği gösterir. Bu özelliğini en canlı yansıtan kalıntı günümüze dek sağlam kalmış kaledir, buradan Kekova ve çevresinin en mükemmel manzaralarını izlemek mümkündür. Simena Türkiye’nin sadece denizden ulaşılabilen nadir yerleşimlerinden biridir. Kekova Adası ve çevresindeki kıyılarda doğal, kültürel ve coğrafi değerlerin korunması amacıyla oluşturulmuştur, 260 kilometrekare alanı kaplayan Kekova Özel Çevre Koruma Alanı’nın içerisinde yer alan Simena Antik Kenti, birinci derece arkeolojik sit alanı olarak tescillidir.

Üçağız Köyü

Şirin bir balıkçı kasabası olan Üçağız köyünü geziyoruz.Denizin kenarındaki toplu likya lahitleri etkileyicidir.

Yağlıca Koyu :

Bir kanyona benzeyen bu koyda su sporları çok aktif olmakla beraber keyiflidir.Yağlıca koyu en güzel koylardan bir tanesidir.

Çamlık Koyu :

Kaş Kekova tekne turu devam ederken son mola noktamız Çamlık Koyu, Özelikle güney yakası çam ağaçları ile kaplıdır, kuş sesleri ile karşılanırsınız. Derinlik girişte 17-20 metrelerde, koy dibine doğru önce 8 metrelere düşerek sığlaşır. İçerde tekne manevra alanı kısıtlıdır. Bu sebeple 8 metrelerdeki kum zemine demirleyip, güney yakasından koltuk almak daha uygundur. Dik yamaçların üstünden koyun türkuaz suları bambaşka bir görüm sergiler. Koyun içine yer altı suları çıkar, bu sebeple serindir. 

KARALOZ KOYU :

Kekova Adası’nın güneydoğu yakasında uzaktan kendini saklamış korunaklı bir koydur. Kuş bakışı bakıldığında tilki şeklini andırır. Tilkinin ağzı ve kulakları küçük koyları oluşturur.

Giriş oldukça derindir. Girişten sonra güneye fiyort gibi bir koy uzanır. Girişin ağzındaki küçük koy doğuya bakar. Burada derinlik 8-10 metrelerdedir.

Güneye sarkan kısım en korunaklı mevkidir. Derinlik yerine göre 7-14 metre arası değişir. Koyun sonlarında sığlaşır. Dar olan koyda mutlaka kıyıdan koltuk alarak bağlanmakta fayda vardır. Açık denizlere bakan koyda dışarda deniz olan akşamlarda dalga sesleri duyulur. Tepelerinde keçiler otlar ve denizin rengi harikadır.

SARIBELEN ADASI :

Kaş’ın etrafında İsindaKyaenai gibi antik kentler yanında ismi bilinmeyen birçok harabe yeri vardır. Bunlar irili ufaklı antik yerleşimlerdir. Örneğin Tüse Köyü’nün yakınındaki alçak bir tepe üzerinde Tysse adında küçük bir yerleşim bulunur.

MARADİ ADASI :

Meis Adası’na en yakın noktayı oluşturan Kaş’ta tarihi eserleri ve doğa güzellikleriyle önemli turizm potansiyeli vardır. Bir dil gibi denize uzanan Çukurbağ Yarımadası üzerinde yakın zamanda yapılan oteller bulunurHidayet’inkoyu’nda denize girmek mümkündür. Ayrıca kayıkla Limanağzıplajı‘na gidilebilir.

Kaş’ın etrafında yer alan 6 adet mağaradan Kaş’a 18 km. uzaklıktaki Mavi Mağara, Aşırlı Adası Deniz Mağarası, güvercinleri ile ünlü Güvercinlik Mağarası en ünlü olanlardır.

KAPUTAŞ PLAJI :

Kaputaş aslında derin bir kanyonun tam olarak denizle buluştuğu yerde, dik kayalıkların arasında kalıyor. Kanyonun giriş kısmı Kalkan ile Bezirgan Köyü yolu üzerinde kalıyor. Sit alanı olan Kaputaş plajında yapılaşmaya izin verilmiyor. Kaputaş Kanyonunun ağzında yer alan Kaputaş Plajı, ‘Kanyon ağzı plajı’ olarak da adlandırılıyor. Kanyondan gelen kaynak suyu ile beslenen plajın aldığı turkuaz rengin nedeni de bu buz gibi akan kaynak suları.Kaputaş Plajı, denizin göz alıcı rengiyle sadece Türkiye’nin değil dünyadaki en güzel plajlar arasında ilk sıralarda yer alıyor. Büyüleyici turkuaz mavisi, altın sarısı kumsalı ile Kaputaş gerçekten eşsiz bir plaj. Kaş’a gelen misafirlerimizin çoğu ilk görüşte Kaputaş’aaşık oluyor ve her sezonda Kaş’ı ve sunduğu onlarca güzelliği tekrar görmeye geliyor.

GÖKKAYA : Kekova’nın en geniş, her havada barınabilecek mevkilerle dolu bir koyudur. Koyun 3 girişi bulunur. Birincisi: Ölüdeniz’den gelirken Kişneli Ada ile kara arasındaki dar geçittir. Yeterli derinlik vardır. İkincisi: Kişneli Ada ile Asırlı ada arasındaki geçittir ve çok geniştir. Üçüncüsü: Aşırlı adanın kuzeyindeki kanal.Koy içinde irili ufaklı bir çok ada, yine ayni şekilde küçük koylar bulunur. Küçük koylarda kıçtan kara olmakta fayda vardırTarihi kalıntılar yine kıyının belli yerlerinde göze çarpar. Aşırlı adanın üstündeki harabeleri dik bir yokuştan çıktıktan sonra görebilirsiniz. Buradan tüm liman görüntüsüne hakim olursunuz. Çıkış yolu; Aşırlı adanın kuzey batısındaki restoran izlerinin olduğu yerden veya adanın batısında, genellikle guletlerin kıştan kara oldukları mevkiin arkasındaki su akma yoludur.

İnönü Koyu : Yaklaşık 1 saatlik seyirden sonra, içinde bir kanyon ve mağara bulunan İnönü koyunun muhteşem güzelliği sizleri hayran bırakacak.

Akvaryum Koyu :Hemen Kekova’nın girişinde bulunan bu koyda  yüzme ve yemek molası veriyoruz,Sizler akvaryum koyunu keşfederken personelimiz yemeklerimizi hazırlıyor.Yüzme molasından sonra 7 çeşit açık büfe yemeğimiz mezeler salatalar ve ızgara çeşitlerimiz sizleri bekliyor.

 

 

Tersane Koyu :Kekova adasının başlangıcında bulunan tersane koyunda eski bir kilise apsisi ,koyun sağında ve solunda kale ve duvar kalıntıları mevcuttur. Denizin içerisinde de küçük duvar kalıntıları vardır.

Batıkşehir : Kekova adasının kenarında ve yaklaşık 2 km uzunluğa sahiptir. MÖ 2000 yıllarda oluşan depremler sonucu şehir denizle beraber olmuş ve ismini de Batıkşehir olarak almıştır. Denizin içerisinde Likya limanı duvarı haricinde kalıntı yoktur, kalıntılar su seviyesinde yada adanın eteğine doğru uzanmaktadır. Burada Likya, Roma ve Bizans dönemine ait ev ve dükkanların kalıntılarını,Bizans dönemine ait kilise kapısını ,likya dini tapınaklarını,su sarnıçları ve kuyularını görebilir.

 

Call Now Button